Bazı Meslekler Daha mı Şanslı?

Bazı meslek sahipleri, eleştirel düşüncenin gerektirdiği "bir kısım" disiplinleri, mesleki formasyonları dolayısıyla kazanmışlardır.  

Akademisyenler

Akademik çalışma için öğrenilmesi gereken bilimsel düşünme disiplini, eleştirel düşünceye en yakın yöntemdir. Her akademisyen, yazdıklarının başkaları tarafından da gözden geçirileceği bilinci ile akademik çalışmalarını hazırlar. Bu çalışmalarda beklenen standartlar belli ve oldukça yüksektir. Bunları sağlayamayanlar da akademik camia tarafından eleştirilir.

Bu bir beceridir ve lisans eğitiminde elde edilmesi beklenen bir beceri değildir. Lisans sonrasında akademik kariyere yönelen adaylar yüksek lisans tezi ile bu beceriye adım atarlar. Tez çalışmaları aslında bu becerinin kazandırılmasının hedeflendiği zorlu süreçlerdir. Doktora tezini tamamlayan akademisyen bu beceriyi de büyük ölçüde kazanmış olur.

Felsefeciler, Kelamcılar

Felsefe, disiplin olarak eleştirel düşünce ile iç içedir. Bu yüzden yüzyıllardır özellikle mantık alanındaki çalışmalar felsefeciler ve kelamcılar tarafından yürütülmüştür.

Hukukçular ve Fıkıhçılar

Hukuk eğitimi de disiplinli düşünmeyi gerektirir. Deliller bilgi olarak alınır, hukuk kaynakları ile karşılaştırılır ve bu bilgilerden mantıklı sonuçlar elde etmeye çalışılır. Bu yapılırken, bir usûl çerçevesinde hareket edilmek zorunludur. Üstelik ulaşılan kararlar ve takip edilen usûl, başka hukukçuların denetimine açıktır ve gerektiğinde değerlendirmeden geçirilebilir.  

Psikologlar

Psikologlar, kendilerine başvuranların yaşadıkları problemleri çözmek için onların düşüncelerini tahlil edip anlamaya çalışırlar.

Doktorlar

Psikologların insan zihnini esas alarak yaptıkları çalışmayı doktorlar da insan vücudu üzerinde yaparlar. Yanlış öngörünün bedeli ağırdır, bu yüzden hiç bir şey atlanmamalıdır.

Bazı Mühendislik Dalları

Bazı mühendislik dallarında, sistemlerin oluşturulması hedeflenir. Sistemler, çalışma şekilleri önceden öngörülerek tasarlanan yapılardır. Sistemin davranışları önceden tahmin edilir ve bunları dengeleyecek çözümler oluşturulur. Doğru bir sistem kurgusu yapılamazsa sistem sahada başarısız olur. Bu yüzden her şey kurallar çerçevesinde öngörülmeye çalışılır. Doktorların insan vücudu üzerinde yaptıklarını mühendisler dış dünyadaki sistemler üzerinde yaparlar.

Burada, yukarıda sayılan ve sayıları bunlarla sınırlı olmayan meslek sahipleri ile ilgili yanlış anlaşılmaya müsait birkaç konuya dikkat çekmekte fayda var.

Birincisi, bahsedilen meslek sahiplerinin, bu meslekleri icra etmeleri, onların doğal “eleştirel düşünürler” oldukları anlamına gelmez. Eleştirel düşünce disiplini kendi içinde farklı bilgi ve becerileri gerektiren bir alandır ama bu meslek sahipleri, düşüncelerini izleme ve kontrol etme becerisini meslekleri gereği kazanmışlardır ki bu eleştirel düşünme konusundaki belki de en zorlu engeldir. Bu yüzden çok daha az bir gayretle “eleştirel düşünür” olma potansiyeline sahiptirler.

İkincisi, bu alanların neredeyse tamamının Açık Öğretim programlarında yer almayan disiplinler olduğuna dikkat edilmelidir. Bu bölümlerde verilen bilginin internet üzerinden de edinilmesi pekâlâ mümkündür ama bu bilgileri okuyup öğrenmiş olmanın bu meslekleri icra için yeterlilik kazandırmayacağı rahatlıkla görülebilir. Söz konusu meslekler ancak usta-çırak ilişkisi içinde bir eğitim ile öğretilebilir. 

Üçüncüsü, bu mesleklerle ilgili okullarda okumuş olmak, bu mesleklerin gerektirdiği becerileri kazanmış olmak anlamına gelmemektedir. İlgili okullarda, bu becerilerin kazanılması için bir alt yapı verilmeye başlanmış olsa da eğitim dönemi bunun için yeterli değildir. Formasyon olarak da isimlendirilen mesleki beceri, o mesleği icra etmek için gereken davranışların bilinmesi değil, düşünülmeden uygulanır hale gelmiş olması demektir ki uzmanlar bunun için ilgili mesleğin 5-7 yıl icra edilmesi gerektiğini ifade etmektedirler. Bir başka değişle, bir hukukçu hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra değil, 5-7 yıl çalıştıktan sonra hukukçu olmakta, bir doktor tıp fakültesini bitirdikten 5-7 yılı sonra gerçekten doktor olabilmektedir. O da bu süre içinde mesleklerini icra etmeleri şartı ile…