Analoji (Temsil)

Prof.Dr. İbrahim Emiroğlu'nun Ana Hatlarıyla Klasik Mantık (Asa:1999) kitabından kısaltılarak alınmıştır

Akıl yürütmenin bir başka şekli de analojidir. Bir çıkarım veya akıl yürütme olarak analoji, iki şey veya olay arasındaki benzerliğe dayanarak bunlardan birisi hakkında verilen bir hükmü diğeri hakkında da vermektir. Bir başka ifadeyle, görülen ve bilinen benzerliklerden, görünmeyen ve bilinmeyen benzerlikleri ortaya çıkartmaktır.

 

Örneğin; 

Yer gezegeninin atmosferi vardır ve üzerinde canlılar yaşar; Merih’te atmosfer olduğu için orada da canlıların bulunması gerekir. 

Burada, yerle Merih arasında bir benzerliğe dayanılarak yerde olan bir durumun Merih'te de olması gerektiği çıkarılmıştır. 

Analojide ortak özelliklerin sayısı ne kadar çok olursa, sonucun doğru olma ihtimali de o kadar artar. Öncüllerin doğruluğu sonucun doğruluğu için ihtimal sağlamakta, fakat sonucu ispatlamaya yetmemektedir. Bu sebeple analojiyi tek başına bir akıl yürütme yolu olarak saymayanlar; onu, çok zaman endüksiyonun bir çeşidi gibi görmüşlerdir. 

Analojiyi, pek farkında olmasak bile, günlük hayatta sıkça kullanırız. Basit bir örnekle söyleyecek olursak, tatlı, sulu ve iri bir kırmızı elma yedik çok hoşumuza gitti. Daha sonra bir tabakta sarı ve kırmızı elmalar sunulduğunda, bu benzerlik kurulur ve “Şu elma da bundan önceki gibi tatlı ve sulu olmalı; çünkü bu da onun gibi iri ve kırmızı" şeklinde analojiye dayanan bir akıl yürütmede bulunarak, hemen kırmızı elmayı almak isteriz.

Prof.Dr. Doğan Özlem'in  Mantık (İnkılap:2004) kitabından kısaltılarak alınmıştır

Analoji, A ve B’nin X gibi bir ortak özellikleri, ayrıca A’nın Y gibi bir başka özelliği olduğunda, B’nin de Y gibi bir özelliği olacağına varmaktır. Aşağıdaki örneğe bakalım: 

  • İngilizler ve İskandinavlar kuzey Avrupalıdır.

  • İngilizler soğukkanlıdır.

  • O halde, İskandinavlar da soğukkanlı olmalılar.

 

Görüldüğü gibi, analojide öncüller sonucu zorunlu kılamamaktadır. Çünkü iki ayrı şeydeki bir ortak özellikten hareketle, o iki şeyden birinde bulunan bir özellik İkincisine de yüklenmektedir ki, söz konusu bu özelliğin İkincisinde de bulunması zorunlu değildir. Şüphesiz benzerlik yani ortak özelliklerin sayısı arttıkça, sonucun doğru olma olasılığı da artar. 

Analojik akıl yürütme formu şöyledir:

  • A ve B, X özelliğine sahiptirler.

  • A, ayrıca Y özelliğine sahiptir.

  • O halde, B de Y özelliğine sahiptir.

 

Bazı mantıkçıların, analojiyi, neden dolayı mantıktan çok bilgi kuramına, bilim felsefesine ve bilimsel yöntem öğretisine ait bir konu olarak gördükleri şimdi daha fazla açıklık kazanmaktadır. Gerçekten de analoji, örneğin deneyden çok gözleme dayalı olarak çalışan astronomi gibi doğa bilimlerinde ve sosyoloji gibi sosyal bilimlerde çok sık kullanılan bir yöntem durumundadır.