Hedef Kitle

 

Eleştirel düşünce eğitimlerinde hedef kitle nasıl belirlenmelidir?

Öncelikle pazarlamanın en temel ilkesi göz ardı edilmemelidir: Ne kadar istenirse istensin, tek bir çalışma ile herkese hitap etmek mümkün değildir. Hedef kitle ne kadar daraltılırsa, ihtiyaçlarına yönelik o kadar özel çözümler üretilebilir ama bu arada hitap edilen kitle de o kadar küçülmüş olur. Tersine hedef kitle ne kadar geniş tutulursa, onlara özel çözümler üretmekten o kadar uzaklaşılır. Dolayısıyla bir orta yola karar verilmesi gerekir. 

Hedef kitle olarak kimlerin belirleneceği, belirlenecek kitlenin ihtiyaçlarının yoğunluğuna, bu ihtiyaçları karşılama kapasitemize ve bir de bu ihtiyaçları karşılamaya soyunan rakiplerin mevcudiyetine bağlıdır.

Bu çerçevede potansiyel hedef gruplar için şu yorumlar yapılabilir:

Üniversite ve Lise Öğrencileri

Son yıllarda bu kitleye yönelik ciddi bir çalışma yoğunluğu göze çarpmaktadır. Bir yandan akademik dünyada bu becerinin nasıl sunulması gerektiği yönünde ciddi çalışmalar yapılırken, diğer yandan da eğitimler verilmeye çalışılmaktadır.

Piyasada eleştirel düşünce ile ilgili bulunabilecek kitapların tamamına yakınının bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkmış ürünler olduğuna da dikkat edilmelidir. Bu yüzden piyasada bulunabilecek yerli-yabancı neredeyse tüm kitapların, özellikle üniversitelerde, öğrencilere 1 ya da 2 sömestrde, ders olarak okutulacak şekilde hazırlandığı görülüyor.

Ne yazık ki, üniversite ders müfredatı olarak hazırlanan çalışmaların, bunun dışında kalan kitleye hitap etmesi konusunda sorunlar yaşanılması kaçınılmazdır.

Sonuç olarak, lise ve üniversitelerde eleştirel düşünce eğitimi verilmesine yönelik yeterince insan çalışıyor. Bunun anlamı bu alan için müfredat üretmeye çalışmanın hem değerli olmadığı hem de rekabet etmeyi gerektirdiğidir.

Akademik Camia

Bunun bir ileri aşaması, eleştirel düşünce konusunda, akademik çalışmalar yapılmasıdır. Bunda amaç, öğrenciler de değil, akademik bilginin artırılmasıdır. Faydadan uzak olmamakla birlikte bu tip çalışmaların akademiye bırakılıp verimi daha yüksek alanlara odaklanmak daha yararlı görünmektedir.  

Anaokulu ve İlk okul Öğrencileri

Eleştirel düşünce eğitiminin anaokulu ve ilk okul öğrencilerine yönelik olarak verilip verilemeyeceğinin öncelikle akademik dünyada tartışılmasında fayda olduğu kanaatindeyiz. Diğer taraftan, eleştirel düşünmenin bir beceri olduğu göz önüne alındığında, bu beceriyi destekleyecek şekilde yan becerilerin kazandırılmasına yönelik bir kısım çalışmalar yapılması mümkün olabilir. Yine de bunların bahsettiğimiz anlamda bir eleştirel düşünce eğitimi kapsamına girmediği ortadadır.

Genel Halk Kitlesi

Bunlar dışarıda bırakıldığında bile dışarıda kimsenin odaklanmadığı geniş bir amatör topluluğun kaldığı rahatlıkla görülebilir. Üniversitelerde ders kitabı olarak hazırlanmış kitapların amatör olarak konuyla ilgilenenlere hitap etmesi beklenmemelidir. Hem konunun zorluğu hem de mevcut çalışmaların niteliği mevcut çalışmaların, hedef kitlesi olan üniversitelerde ders olarak okumaya hazır kitle için bile yeterince sıkıcı olduğunu göstermektedir. Eğer bu çalışmaların ötesine geçilemezse eleştirel düşüncenin akademik bir fantezi olmaktan öteye geçemeyeceğinin de teslim edilmesi gerekir.

Diğer yandan, bunların dışına çıkabilen bir içerik üretilebilirse, tamamen boş ve rekabetten uzak geniş bir kitleye ulaşılma fırsatı da potansiyel olarak durmaktadır.