Geçerlilik

Prof.Dr.Tracy Bowell'ın Eleştirel Düşünme Kılavuzu (Tübitak: 2018) kitabından kısaltılarak alınmıştır.

 

Doğru

Mantığın temel kavramı, doğru kavramıdır. İlk olarak, eleştirel düşünürün birincil kaygısı tipik olarak argüman sonuçlarının doğru (veya yanlış) olmasıdır. 

Birçok insan "doğru” sözcüğünden rahatsız olur. Genellikle bu aslında “doğru" diye bir şeyden bahsedemeyeceğimizi söyleyen felsefi bir endişenin belirtisidir.  

Aşağıdaki önermeyi ele alalım: 

(A) Balıklar suda yaşar.

Bu önerme doğrudur. Bu önermenin doğru olduğunu söylemek ne anlama gelir? Basitçe bu, durum böyledir demektir. Önermenin doğru olduğunu söylemek şunu söylemekten ibarettir: Evet, balıklar hakikaten suda yaşar.

Madalyonun diğer yüzünde, bir önermenin yanlış olduğunu söylemek, aslında onu reddetmekten ibarettir, örneğin, yılanların balık olduğunu sanan bilgisiz biri, "Bu yanlış, tüm balıklar suda yaşamaz” diyebilir. 

Bazen bir önermenin doğruluk değerinden bahsedeceğiz. Bu, yalnızca önerme doğruysa, doğruluğu; yanlışsa da yanlışlığı anlamına gelmektedir.  

Tümdengelimsel Geçerlilik

Aslında şimdi inceleyeceğimiz son derece önemli tümdengelimsel geçerlilik kavramım tanımlamak için böyle genellemeye gereksinim duyarız. Daha kısa olması açısından, kavrama bazen sadece "geçerlilik” de denir.

Aşağıdaki argümanları ele alalım: 

A

P1) Başbakanın köpeğine pire bulaşmış.

P2) Tüm pireler bakteridir.

C) Başbakanın köpeğine bakteri bulaşmış.

B

P1) Colette’in bir köpeği vardı.

P2) Tüm Fransız buldokları köpektir.

C) Colette’in bir Fransız buldoğu vardı.

A’nın P2’si olan argüman, hangi şartlar altında sunulmuş olursa olsun yanlıştır (Pireler böcektir, bakteri değil). Ancak bu argümanları dikkatle gözden geçirin. A’da doğru, B de yanlış bir şeyler olduğunu kolaylıkla fark edebilirsiniz. Anın öncüllerinden sonucuna varmak mümkündür ama B’nin sonucu öncülleri izlememektedir. Fark ettiğiniz şey A’nın geçerli, B’nin ise geçersiz olduğudur. 

Peki, bu ne demek? A nın geçerli, B'nin ise geçersiz olduğunu gördüğünüzde aslında gördüğünüz nedir?

A’yı ele alalım. Bir kez geçerli olduğunun farkına vardığınızda, A’nın P1’inin ya da C’sinin doğru olup olmadığını hatta tam olarak hangi ülkenin hangi başbakanına ait hangi köpekten bahsedildiğini bilmeniz şart değildir; A nın P2’sinin kesinlikle yanlış olması da sizi ilgilendirmez. Çünkü gördüğünüz şudur: A’nın öncülleri doğru ise sonucu da doğru olmak zorundadır. Kısacası, öncüllerin doğru ama sonucun yanlış olması imkânsızdır.  

Diğer tarafta ise B’ye bakalım. B’nin geçerli bir argüman olmadığının farkına vardığınızda, aslında öncülleri doğru bile olsa sonucunun yanlış olabileceğini fark ettiniz. Sonuç, öncülleri izlemiyor. 

Bu örnekte B’nin öncülleri aslında doğru. Fransız yazar Colette’in gerçekten bir köpeği vardı ve Fransız buldokları elbette birer köpektir. Hatta B’nin sonucu da doğru; Colette’in köpeği bir Fransız buldoğuydu. Ancak geçerlilikten bahsederken bunun hiçbir önemi yok. Colette’in bir Fransız buldoğu olduğu doğru olabilir ama yalnızca bir köpeği olduğu olgusundan yola çıkarak bu sonuca ulaşamayız. 

Bir argümanın geçerli olup olmadığını, onu oluşturan öncüllerin doğruluk değerlerini bilmeden de görebilirsiniz çünkü argümanın geçerliliği (ya da geçersizliği), o öncüllerin doğruluk değerlerine bağlı değildir. 

Bir başka şekilde ifade etmek gerekirse: Geçerlilik kavramı bir argümanın öncülleri ile sonucu arasındaki bağlantıya ilişkindir, bunların bireysel doğruluk değerlerine değil.  

Tek bir önerme doğru veya yanlış olabilir, geçerli veya geçersiz değil; bir argüman, geçerli veya geçersiz olabilir, doğru veya yanlış değil. 

Bu iki husus akılda tutulmalıdır, zira doğruluk ve geçerlilik kavramlarını birbirine karıştırmak ve bunları yanlış türden şeyler için kullanmak sık sık düşülen bir hatadır. 

Geçerlilik nasıl değerlendirilir

Bir argümanın geçerli olup olmadığını belirlemenin yolu, öncüllerin gerçekteki doğruluk değerleri ile sonucun gerçekteki doğruluk değerini göz ardı etmektir. Bunu yapmanın yolu -ki geçerlilik tanımının sizi zaten bu sonuca götürmüş olması gerekir aşağıdaki gibi akıl yürütmektir: 

Aslında doğru olsunlar ya da olmasınlar, tüm öncüllerin doğru olduklarını varsayın ya da hepsi doğruymuş gibi davranın; bu durumda sonucun yanlış olması mümkün müdür? Eğer sonuç yanlış olamazsa argüman geçerlidir. Eğer sonuç yanlış olabilirse argüman geçersizdir. 

Geçerliliğin sistematik bir biçimde incelenmesi mantığın ilgi alanıdır. Mantıkçılar, matematiksel kanıtlarda yer alan çok karmaşık argümanlar söz konusu olduğunda bile geçerliliği ya da geçersizliği saptamaya yarayacak mükemmel derecede güvenilir süreçler üretmeye çalışır. Bir argümanın geçerliliği, öncüllerinin doğruluk değerlerinden bağımsız olduğu için mantık, diğer bilimler arasında eşsiz bir yere sahiptir; zira diğer bilimler kendi konularına ilişkin belirli önermelerin doğruluk değerlerini bulmaya uğraşır. Örneğin, balıkbilim, balıklara ilişkin hangi önermelerin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu öğrenmeye çalışır. Mantıkçı yalnızca önermeler arasındaki ilişkilerle ilgilenir, önermelerin gerçekte taşıdığı doğruluk değerleri ile değil. 

Tümdengelimsel Sağlamlık

Normalde argümanları sonucun doğru olup olmadığını merak ettiğiniz için değerlendirirsiniz. Argüman sahibinin size sonucun doğru olduğunu düşünmek için bir neden verip vermediğini öğrenmek istersiniz. Eğer argümanı geçersiz bulursanız, öncüller doğru olsa bile sonucun yanlış olabileceğini bilirsiniz. Dolayısıyla argüman sahibi tarafından verilen nedenler –öncüller doğru olsalar da- sonuca ulaşmak için yeterli değildir. 

Ancak diyelim ki argümanı geçerli buldunuz. Bu durumda iki olasılık vardır: 

(A)  Öncüllerden biri ya da daha fazlası (gerçekte) yanlıştır.

(B)  Öncüllerin tamamı (gerçekte) doğrudur.

Aslına bakılırsa, argümanın geçerli olduğunu bilmek, sonucun doğru olduğunu göstermek için yeterli değildir. Onu saptamak için bir adım daha atmalısınız; öncüllerin doğruluk değerlerini saptamalısınız. Bu değerleri zaten biliyor olabilirsiniz. Ancak eğer bilmiyorsanız, mantığın tabii ki size bir faydası olmayacaktır. Eğer öncüllerden biri, ahtapot bir balıktır diyorsa ve siz bunun doğru olup olmadığını bilmiyorsanız, ya bir kitaba danışmanız ya da bir balıkbilimciye sormanız gerekir. Şimdi öyle yaptığınız, varsayalım; elinizde (A) durumunun bir örneği bulunmaktadır yani öncüllerden biri (veya daha fazlası) yanlıştır. Bu şartlarda sonucun doğruluk değerine ilişkin bir yargıya varmazsınız. Şimdi de varsayalım ki argümanın (B) durumu için bir örnek olduğunu fark ettiniz yani -oğru öncüllere sahip, geçerli bir argüman olduğuna karar verdiniz. Evreka! Çünkü geçerlilik tanımına göre doğru öncüllere sahip geçerli bir argümanın yanlış bir sonucu olamaz. Öyleyse sonuç doğru olmalıdır. Argüman amacına ulaşmıştır; sonucunun doğru olduğunu göstermiştir. 

Bir argümanın tümdengelimsel açıdan sağlam olduğunu söylemek şu anlama gelir: Argüman geçerlidir ve tüm öncülleri (gerçekte) doğrudur.