Nasıl Eleştirel Düşünür Olunur?

İyi düşünme ile düşünme arasındaki fark yürümekle dans etmek arasındaki farka benzer. Birisi doğal olarak öğrenilir, diğeri ise otomatik olarak ortaya çıkmaz, belli bir çabayı gerektirir (Gelder). [1]

İyi bir eleştirel düşünür olmanın bir diğer zorunlu koşulu, pratik yapmaktır. Eleştirel düşünmeyi öğrenmek için aynen güç bir sporu öğrenmede olduğu gibi pratik yapmak gereklidir. Eğer pratik yapmıyorsa, büyük bir zekâya veya muazzam bir bilgiye sahip olan birisi bile, sırf bu özelliklerinden dolayı eleştirel olarak düşünebilen bir insan olmayacaktır (Ritchart ve Perkins). [2]

Linda Elder'in Kritik Düşünce Kitabından [3]

Düşüncedeki gelişim, öğrenme ve sıkı çalışmaya gereksinim duyan aşamalı bir süreçtir. Düşünceye dair başlangıç dersleri alarak harika bir düşünür olmak mümkün değildir. Kişinin düşünce alışkanlıklarını değiştirmesi haftalar veya aylar içerisinde değil yıllar içerisinde gerçekleşen bir süreçtir. 

Düşünmenizin kalitesinde önemli kazanımlarda bulunmak için birçok insanın can sıkıcı olmasa da nahoş bulduğu bir tür işle meşgul olmak zorunda kalacaksınız: entelektüel çalışma. Bu kazanımı istiyorsanız ödemeniz gereken bedeldir. Bir gecede birisi nasıl usta bir basketbol oyuncusu ya da dansçı olamıyorsa usta bir düşünme eleştirmeni de olamaz. Bir düşünme öğrencisi olmak için usta gelişimin gerektirdiği düşünme için çabalamaya istekli olmalısınız. 

Bu, en azından başlangıçta, rahatsız edici ve bazen uğraştırıcı, zor, özel düşünme “hareketleri”ni uygulama konusunda istekli olmanız anlamına gelir. Başarılı atletlerin vücutlarıyla egzersizleri ve geri bildirimleri yoluyla yapmayı öğrendiği şeye benzer olarak zihninizle “hareketler” yapmayı öğrenmek zorundasınız. Düşünme konusundaki gelişim, o zaman gelişimin geçerli bir teorinin, adanmışlığın, sıkı çalışmanın ve pratiğin bir ürünü olduğu diğer performans alanlarındaki gelişime benzer olacaktır. 

Entelektüel azim üst düzey düşünmenin hemen tüm alanlarında önemlidir çünkü bütün üst düzey düşünceler bazı zihni meydan okumaları içerir. Entelektüel azim, kişinin yolu boyunca görevin doğasından gelen hayal kırıklıklarına ve entelektüel karmaşıklığa rağmen çalışma yapısıdır. Bazı problemler karmaşıktır ve kolayca çözülmezler. Kişi entelektüel azme sahip ise karmaşıklık ve hayal kırıklıkları karşısında vazgeçmez. 

Entelektüel azmin karşıtı "zihni tembelliktir", bu da zihni meydan okumayı gerektiren bir görevle karşılaştığında çabucak vazgeçme ile kendini gösterir. Entelektüel miskinlik veya tembellik zihni acı veya hayal kırıklığında düşük toleranslıdır.

Öğrencilerde çoğunlukla iki önemli nedenden dolayı entelektüel azim yoktur:

  1. Zihin doğal olarak zihni güçlüklerden kaçınır. Daha ziyade kolay olan şeyleri tercih eder ve eğer yapabiliyorsa sadece en basit yolu seçer. Bu, zihnin doğal benmerkezci durumudur.

  2. Entelektüel azim nadiren okulda beslenir. Bunun yerine öğrenciler, görevleri çabucak tamamlamaya özendirilirler. İlk önce ödevi bitiren, en parlak ve zeki öğrenci olarak görülür. Yavaşça ve dikkatlice görevin üzerinde çalışmak kıymetli değildir. Sonuç olarak, öğrenciler öğrenmede çabukluğun en önemli mesele olduğu sonucuna varırlar. Ödevi çabuk bitirmeyi başaramayanlar aşağılık duygusuna kapılır ve kendilerini neredeyse aptal bulurlar.  

 

Entelektüel çabukluğu olan öğrenciler aynı zamanda entelektüel bir görev zor geldiğinde vazgeçen çocuklardır. Kendilerini “doğru" cevabı çabuk ve entelektüel acı çekmeden bulabilecek kapasitede görürler. “Doğru” cevap hemen ve acısız bir şekilde gelmediğinde öğretmeni aptal bir sınav yapmakla suçlarlar. Aslında, bu öğrenciler her sorunun doğru cevabı olmadığını, bunun yerine bazılarının daha iyi veya daha kötü cevapları olduğunu fark etmekte başarısızdırlar ve bu karmaşık sorulan basit ve kolayca çalışabilecek etkin bir yol yoktur.

Başkalarının bakış açısını anlamak zihni çalışma gerektirir. Entelektüel azim gerektirir ki bu da bizimkinden farklıdır veya doğal olarak karmaşıktır. Eğer diğer kişinin görüşü üzerinde çalışmaya istekli veya muktedir değil isek onun kullandığı bilgi ve bu bilgiyi nasıl yorumladığını düşünmek, inançlarına yakından bakmak ve bu inançları kendimizinkilerle analiz etmek, neyi başarmaya çalıştığını ve dünyayı nasıl gördüğünü anlamak, onun bakış açısını tarafsız bir şekilde düşünmek mümkün olmayacaktır.

Çoğu kişi entelektüel azimden ziyade, fiziki bir azme sahiptir. Diğer yandan pek çoğu beden hakkında ‘‘ne acı ne de kazanç" sloganını kabul etme eğilimindedir. 

Kaynaklar

[1] Eleştirel Düşünme ve Eleştirel Düşünme Öğretimine Dair Bazı Yanılgılar. Hakan Gündoğdu Sosyal Bilimler Yıl: 2009 Cilt: 7 Sayı: 1

[2] Eleştirel Düşünme ve Eleştirel Düşünme Öğretimine Dair Bazı Yanılgılar. Hakan Gündoğdu Sosyal Bilimler Yıl: 2009 Cilt: 7 Sayı: 1

[3] Kritik Düşünce. Linda Elder. Nobel: 2016